Konuşma Pratiği
İngilizce konuşma pratiği nasıl yapılır? 30 dakikalık dersten en iyi verimi almanın 7 yolu
Gramer biliyorsun ama konuşurken takılıyorsun. Kısa, birebir bir İngilizce konuşma dersini gerçekten işe yarar hale getiren yedi alışkanlık.
Çoğumuz İngilizceyi yıllarca okulda gördük. Kelime biliyoruz, gramer kurallarını hatırlıyoruz, bir metni okuyunca anlıyoruz. Ama biri İngilizce bir soru sorduğunda cümle bir türlü ağızdan çıkmıyor. Bunun sebebi çoğu zaman bilgi eksikliği değil, pratik eksikliği. Konuşmak bir beceri; bisiklete binmek gibi, ancak yaparak gelişiyor.
Birebir bir konuşma dersinin en büyük avantajı, sürenin tamamında konuşan kişinin sen olman. 30 dakika kısa görünebilir, ama kalabalık bir sınıfta bir saat boyunca belki iki dakika söz alabilirsin. Aşağıdaki yedi alışkanlık, o yarım saatten alacağın verimi ciddi biçimde artırır.
1. Derse bir konuyla gel
"Ne konuşsak?" sorusuyla geçen her dakika, konuşmadan geçen bir dakikadır. Dersten önce konuşmak istediğin şeyi belirle: bir iş görüşmesi, tatil planın, izlediğin bir dizi, geçen hafta başına gelen komik bir olay.
Kambvi'de ders alırken Konu Belirle adımında bunu zaten yazıyorsun; öğretmenin derse ne konuşacağınızı bilerek başlıyor. İki üç cümleyle ne demek istediğini de kafanda hazırlarsan ilk dakikalardaki gerginlik büyük ölçüde kaybolur.
2. Nasıl düzeltilmek istediğini söyle
Bazı öğrenciler her hatasında durdurulmak ister, bazıları ise önce akıcı konuşmak, düzeltmeleri sonda duymak ister. İkisi de doğru olabilir; önemli olan öğretmeninin hangisini tercih ettiğini bilmesi.
Dersin başında şunu söylemen yeterli:
"Could you note my mistakes and tell me at the end?"
ya da tam tersi:
"Please stop me when I make a mistake."
3. Bir cümle defteri tut
Derste öğretmeninin kullandığı ve senin hoşuna giden kalıpları bir kenara yaz. Kelime listesi değil, cümle: "I'm not really into…", "It depends on…", "The thing is…". Kelimeler tek başına akılda kalmaz; bir cümlenin içinde kalır.
Bir sonraki derste bu defterden en az üç kalıbı bilerek kullanmaya çalış. Öğrendiğin şeyi konuşurken bir kez kullanmak, on kez okumaktan daha kalıcıdır.
4. Kendi hayatından konuş
Kitaptaki diyaloglar kimseye ait değildir, bu yüzden akılda da kalmaz. Kendi işini, ailenden birini, en sevdiğin yemeği anlatmaya çalıştığında eksik olan kelimeleri hemen fark edersin ve o kelimeler senin kelimelerin olur.
Takıldığın yerde Türkçe kelimeyi söyleyip "How do you say…?" diye sormaktan çekinme. Bu dersin bir parçası.
5. Hata yapmayı dersin bir parçası say
Konuşmayı en çok geciktiren şey, yanlış bir şey söyleme korkusu. Oysa birebir derste seni dinleyen tek kişi, zaten hatalarını düzeltmek için orada olan öğretmenin. Cümleyi yarım bırakmaktansa yanlış kurup tamamlamak her zaman daha iyi: öğretmen neyi düzelteceğini ancak o zaman görür.
6. Az ama düzenli
Ayda bir kez uzun bir ders yerine haftada iki üç kısa ders çoğu kişi için daha iyi sonuç verir. Aradaki süre kısa olunca bir önceki derste öğrendiklerin unutulmadan tekrar kullanılır. Takvimde her hafta aynı gün ve saati ayırmak, bunu bir alışkanlığa dönüştürmenin en kolay yolu.
Düzenli çalışmayı planlıyorsan Kambvi'deki özel aylık pakete göz atabilirsin; nasıl işlediğini ücretler ve paketler yazısında anlattık.
7. Ders dışında da kulağını açık tut
Dersler arasında yapabileceğin küçük şeyler:
- Sevdiğin bir dizinin kısa bir sahnesini İngilizce altyazıyla izle, bir iki cümleyi sesli tekrar et.
- Telefonuna kendi sesini kaydet: bir dakika boyunca gününü anlat, sonra dinle.
- Farklı aksanları duymak için grup konuşmalarına katıl. Kambvi'nin Pazar günleri yapılan Speaking Club oturumları bunun için iyi bir fırsat.
Kısacası
İngilizce konuşmayı öğrenmenin kestirmesi yok, ama doğru alışkanlıklarla yol kısalıyor: konuyla gel, düzeltilmeyi iste, kalıpları biriktir, kendi hayatını anlat, hata yapmaktan korkma ve düzenli devam et.
İlk dersine hazırsan Kambvi nasıl kullanılır yazısı hesap açmaktan derse bağlanmaya kadar her adımı anlatıyor.